Mahalle Baskısı
Beatles çılgınlığının dünyayı kasıp kavurduğu 1964 yılında ünlü grup ilk kez New York’a ayak bastığında onları 3.000 kişi karşıladı. 1850 yılında ise New York’ta Jenny Lind çılgınlığı yaşanmıştı: Kendisini karşılamaya tam 30.000 kişi geldi! Jenny Lind’in kim olduğunu bilmiyorsanız sorun değil. Kendisini karşılamaya gelen 30.000 kişinin çoğu da pek bilmiyordu! Bir söylentinin ya da ezberin peşine takıldığınızda olan budur; mantık ikinci planda kalır…
İsveçli bir opera sanatçısı olan Lind 20’li yaşlarında Avrupa’da tanınmaya başlamıştı. Lind’in sesine hakimliği, saf, doğal tınısı ününün giderek artmasına ve Amerika’da da tanınmasına olanak sağlamıştı. Yalnız bir sorun vardı, Amerikalılar kendisine hayranlardı ama henüz ses kayıt teknolojisi bilinmiyordu! Amerika’da Lind’in harika olduğu iddia edilen sesini duyan hemen hemen hiç kimse yoktu! O yılların ünlü iş adamı, bugünkü gösteri dünyasının babası diyebileceğimiz Phineas T. Barnum fırsatı görmüştü. Barnum’un kendisi dahi Lind’i dinlememişti, gerek de yoktu zaten. Lind’i Amerika’da bir turne için ikna etti. Gazetelerde yayınlatılan haberler, ilanlar, açık artırma ile satılarak fiyatı yükseltilen bilet fiyatları, hediyelik eşyalar, hatta düzenlenen bir şiir yarışması ile müthiş bir tanıtım kampanyası yürütüldü. Şiir yarışmasını kazanana bu şiirin bestelendikten sonra Lind'in turne boyunca söyleyeceği bir şarkıya dönüşeceği vaat edildi. Lind hayranlığı aşırı boyutlara ulaşmıştı artık: Kaldığı otelde kullandığı saç fırçasından alındığı iddia edilen (muhtemelen sahte olan) saç telleri fahiş fiyatlarla kapışıldı. Lind ABD’de 95 gösteriye çıktı, bu gösterilerden kazandığı paranın büyük kısmını hayır kurumlarına bağışladı. Lind’in bu kadar gözde olmasının sebebi neydi? Harika sesi olan bir sanatçı olması mı? Kesinlikle değil. Müthiş bir pazarlama ile kitlelerin “herkes beğeniyorsa bir sebebi olmalı” düşüncesi ve bunun yarattığı “mahalle baskısı” olabilir mi?
-“John, bence Lind çok abartılıyor”
-“Deli misin Gwendolyn, görümcen Jessica onun bir saç teline $10 vermiş, Lind bir efsane”
Gwendolyn iç ses:
- “Hımm, iyi para, o cimri görümcem nasıl oldu da buna kıydı”
Gwendolyn dış ses:
-“Jessica benim için bir tanedir, onun müzik zevkine çok güvenirim, sanırım siz haklı olmalısınız John”
Zaman zaman piyasalarda çılgınlıklar başını alıp gider, yıllar içinde bunu defalarca gördük, tarih de bunun örnekleri ile dolu. Bazen de çılgınlık olmasa da piyasalar bazı ezberlere kapılıp giderler. TL her değerlendiğinde “TCMB faiz indirecek mi” ya da TL değer yitirdiğinde “faiz ne zaman artar” soruları bunların harika bir örneğidir. TL’nin 7 aydır üst üste USD karşısında değerlenmesi de faiz indirimi konusunu bir kez daha gündeme taşıyor. Gelin biz “mahalle baskısı”na kapılmayıp sakin sakin durumu inceleyelim...
Eylul 2017- Kucukkuyu
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder